Balayı bile bitti ama tartışmalar dinmedi: Kreması fazla kaçmış pasta gibi!

TANINMIŞ KİŞİLERİN KADERİ BÖYLE
Bir de üstüne o düğün, kelimenin tam anlamıyla dünyanın gözleri önünde gerçekleşmişse, gelin ya da damat ya da her ikisi birden tanınmış ve merak uyandıran kişilerse… Hele bir de evlenen genç çift, ünlü ailelere mensupsa bu değerlendirmelerin sonu gelmez.

Şimdi biz de üzerinden 10 gün geçmiş olsa da durgun suya atılan bir taşın yarattığı dalgalar gibi etkisi unutulmayan bir düğünün “en önemli kahramanını” yani gelini konuşalım istiyoruz biraz.

BİR GÜNDE ÜÇ TÖREN
Çünkü çiçeği burnunda çift, artık balayından dönmeye hazırlanıyor olsa da 1 Haziran’da kolay unutulmayacak bir evlilik töreni gerçekleşti.

“Evlilik töreni” dedik çünkü iki genç önce nikah, ardından devasa bir pastayı kestikleri bir düğün ve onun da ardından dünyaca ünlü konukların katıldığı bir dizi resepsiyonla hayatlarını birleştirdi.

Bir gün içinde ardı ardına üç tane tören yapılınca, konuklar da ünlü olunca tabii ki bu törenin yankıları da bitmek bilmedi. Sözü çok uzatmadan konumuza girelim.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN ‘TAÇLI’ KONUKLAR
1 Haziran’da dünya, “yılın düğünü” olarak nitelendirilen bir törene tanıklık etti. Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Kraliçe Rania’nın dört çocuğunun en büyüğü olan 28 yaşındaki Veliaht Prens Hüseyin, 29 yaşındaki Rajwa Al Saif ile evlendi.

Amman’daki kraliyet sarayında yapılan törende Hüseyin ve Rajwa’nın ailelerinin mutluluğuna dünyanın dört bir yanından monarşi ailesi üyeleri de tanıklık etti. İşte o bir gün içinde yapılan nikah, düğün ve resepsiyonda en çok dikkat çeken kişi de elbette gelin Rajwa oldu.

SİYAH OTOMOBİLDEN İNDİĞİ AN MİLYONLARIN KAFASINDAKİ SORU YANIT BULDU
Genç kadının nasıl bir gelinlik giyeceği daha nişanının açıklandığı andan itibaren merak konusuydu zaten. Tören günü de kocası Hüseyin’in kardeşi Prens Haşim bin Abdullah’ın kolunda, kendisini taşıyan siyah lüks araçtan indiği anda, Rajwa bu konudaki merakı gidermiş oldu zaten.

Asimetrik yaka kısmı dikkat çeken sade ve şık bir gelinlik giymişti genç kadın. Gelinliğinin ön kısmı sadeydi ama asıl mesaj taşıyan kısmı arka tarafındaki kuyruğundaydı. Ki buna birazdan değineceğiz.Gösterişli bir taç ile başına yerleştirilen uzun tülden duvağıyla da görünümünü tamamladı.

Genç gelin, kendisinden kabarık etekli ve daha gösterişli bir gelinlik bekleyenleri hayal kırıklığına uğratsa da görüntüsünde çok eleştirilen düz topuklu ayakkabılarının modelinden başka göz tırmalayan bir ayrıntı yoktu.

Rajwa ve Hüseyin, konukların tebriklerini kabul ettikten sonra düğüne geçildi. Gelin ile damadın üzeri mor çiçeklerle süslü bir pastayı kestiği o kısım da bittikten sonra sıra geldi resepsiyona.

KADINLAR TAÇ TAKTI, ERKEKLER UNVAN SİMGELEYEN NİŞANLARINI
Dünyanın dört bir yanından törene katılan ve ülkelerini temsil eden kraliyet ailesi üyesi kadınların taçlarını taktığı, erkeklerin de nişan ve armalarıyla tamamladığı smokinler giydiği o resepsiyonda gelin Rajwa, kıyafetini değiştirdi.

Yine uzun eldivenlerle tamamladığı bir başka beyaz elbise giydi. İşte düğünün, aradan geçen 10 güne karşın hala bu kadar çok konuşulmasının nedeni de o ikinci kıyafeti oldu.

DÜNYANIN BÜTÜN DİLLERİNDE ELEŞTİRİ SAĞANAĞI
Düşük yakalı kolsuz kıyafetini, dirseklerinden yukarıya doğru uzanan beyaz eldivenlerle tamamlamıştı Rajwa. Elbisenin arkasında da uzun ve gösterişli bir kuyruk vardı. Duvağını çıkarmıştı ama nikahta kullandığı taç başındaydı.

İşte ne olduysa o anda, yani Rajwa, saatler önce evlendiği kocası Hüseyin’in kolunda, üzerinde o elbiseyle göründüğü anda oldu!

Ünlü bir modacının imzasını taşıyan bu kıyafet, nedense birçok kişiyi memnun etmedi. Özellikle de sosyal medya kullanıcıları klavye başına geçip Rajwa’ya yönelik eleştiri sağanağına başladı. Hem de Türkçeden İngilizceye ve Arapçaya kadar neredeyse dünyanın bütün dillerinde!

KREMASI FAZLA KAÇMIŞ PASTA GİBİ
Rajwa’nın kıyafetinin en çok eleştiri alan ayrıntısı, üzerindeki süslemelerdi. Birçok kullanıcıya göre bunlar gerçekten fazlasıyla abartılıydı.

Beyaz elbisenin üzerindeki aynı renk bu süslemeler bir pastanın üzerine gelişi güzel sıkılmış krema öbeklerine benzetildi. Hatta böyle bir kıyafet giymeye Rajwa’yı kimin ikna ettiğini sorgulayanlar bile oldu.

İşi bir adım daha ileri götürüp “Birisi gelini en mutlu gününde sabote mi etti?” sorusunu gündeme getiren kullanıcılar bile çıktı.


TANIMLAYACAK KELİME BULAMAYANLAR BİLE OLDU

Bir sosyal medya kullanıcısı Rajwa’nın kabarık elbisesi hakkındaki görüşünü “Daha iyi kelimeler arıyorum ama bulamıyorum. Bu elbise çok ucuz görünüyor. Eminim ki bu kıyafet aslında büyük bir dikkatle dikildi ve bir servet değerinde” yazarak belirtti.

Bir başka kullanıcı “Rajwa’nın bu elbisede ne görüp de beğendiğini” sorup “Eldivenler bile kurtaramamış” yazarak görüşünü ifade etti.

Bu arada bazı kullanıcılar elbise ile Rajwa’nın saç modelinin uyumlu olmadığını hatta uzun eldivenlerin çok fazla olduğunu belirten mesajlar yazdı.

Bir başkası ise kıyafeti tanımlayacak kelime bulamadığını belirtip “Burada neler oldu?” diye sordu.

Böylesine eleştiriler gelse de elbiseyi beğenenler de oldu elbette. Ama sosyal medyadaki değerlendirmelere göre bunlar çok fazla sayıda değildi.

GELİNLİKTEKİ GİZLİ AYRINTILAR
Yılın kraliyet düğününde durum böyle. Şimdi bir kere daha başa dönelim ve Rajwa’nın nikah töreninde giydiği gelinlikteki “gizli ayrıntılara” bir bakalım.

Yaşı tutanlar Rajwa’nın kayınvalidesi Rania’nın 1993 yılında, o dönemde prens olan bugünün kralıAbdullah ile evlenirken giydiği gelinliği hatırlar.

Prenses Diana’nın da çok sevdiği bir modacı olan Bruce Oldfield’ın imzasını taşıyan o gelinliğin üzerinde yerel motifler dikkat çekiyordu. Gelinliğin bir kısmındaki altın rengi işlemeler gibi. Ayrıca Rania’nın gelinliği daha hacimliydi.

Rajwa ise tam tersine üzerinde yerel işlemeler bulunmayan daha sade bir gelinlik seçti. Lübnanlı modacı Eli Saab’ın hazırladığı gelinliğin ön kısmındaki en dikkat çekici ayrıntı asimetrik yaka kesimiydi.

ÜRDÜN’ÜN SEMBOL ÇİÇEĞİ
Rajwa’nın gelinliğinin arka kısmı ise biraz daha süslüydü. Uzun kuyruğun üzerinde lazerle kesilip hazırlanan çiçek motifleri yer alıyordu. Ki o motifler Ürdün’ün ulusal çiçeği olan siyah iris çiçeğini simgeliyordu.

Bu çiçek, genel olarak Amman’ın güney kısmında, Karak ve Madaba antik kentleri arasındaki bölgede yetişiyor.

KAYINVALİDESİNİN FISILDADIĞI SÖZLER
Rajwa’nın gelin tacı ise birçok açıdan özeldi. Çünkü sanıldığı gibi ya da bu tür kraliyet ailelerinde gelenek olduğu gibi koleksiyonda yer alan ve genç kıza düğün için ödünç verilen bir taç değildi. Özel olarak düğün için hazırlanmıştı.

Üzerinde de Arapça olarak Rania’nın kına gecesinde Rajwa’nın kulağına fısıldadığı sözler yer alıyordu: Umut, Tanrı’dandır.

Rajwa’nın tacı, Paris’ten gelmişti.1936 yılında kurulan ve kendini “mücevhere modernizm getirdik” diye diye tanımlayan Fred Jewellery’nin imzasını taşıyordu.

OLAY OLAN GELİN AYAKKABILARI
Rajwa’nın, Hüseyin ile evlendiği gün en çok eleştirilen tercihi, “kremalı pastaya” benzetilen ikinci elbisesinin yanı sıra ayakkabıları oldu. Dünyanın dört bir yanındaki birçok kişi “Hüseyin kısa boylu olduğu için ondan uzun görünmemek uğuruna bu düz topuklu ayakkabıları giydi” diye yorum yapsa da ülke basınına göre tam olarak öyle değil.

Belki de Rjwa gerçekten de kocasından daha uzun boylu görünmemek için topuklu giymedi. Ama bu tercihinin başka bir nedeni var. Bir değerlendirmeye göre o ayakkabılar da bir sembol. 

Rajwa’nın gelinliğinin altına giydiği o düz topuklu ayakkabılar Ürdün’de geleneksel olarak giyiliyor. Suudi Arabistanlı Rajwa da bir yoruma göre gelin gittiği ülkenin geleneklerine bir “selam gönderdi” bu tercihiyle.

Aslında tarihe baktığımızda gelinliğinin altına bu tür alışılmadık ayakkabılar giyen bir kraliçe var: İngiltere Kraliçesi Victoria. 1840 yılındaki düğününde gelinliğinin altına saten bale ayakkabıları giymişti Victoria. Böylece dans tutkusuna kendi düğününde bile bir saygı duruşunda bulundu.

Gecenin sonunda Kral 2. Abdullah ve Kraliçe Rania, mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan bütün kral, kraliçe, prens ve prenseslerle bu hatıra fotoğrafını çektirdi.

Rajwa Al Saif, kına gecesinde altın rengi işlemelerle süslenmiş beyaz bir elbise giymişti. O günkü tercihi, gelinliğiyle kıyaslandığında daha gelenekseldi. 

Rajwa’nın kayınvalidesi Kraliçe Rania, 1993 yılında o dönemde prens olan Abdullah ile evlenirken, İngiliz modacının tasarladığı ve daha hacimli, yerel motiflerin dikkat çektiği bir gelinlik giymişti. 

Rania, geçen mart ayında büyük kızı Prenses İman’ı evlendirdi. Genç kızın kına gecesinde de ona kendi gelinliğinde kullanılan kemeri ödünç verdi.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir